15 Mart 2011 Salı

Köklü değişiklikler




Bu ve benzeri çok fazla fotoğraf var makinamda .
Nedenmi?? Açıyı ayarlamaya uğraşıyorumda o yüzden . hava ısındı ama ben hala üşüyorum bir yandan. Çünkü sevgili mankenim Layd artık mankenlik yapamıyacak bir süre aramızda olamıyacak rahatsızlığından ötürü. Ne diyebilirimki böyle postlarda yayınlamak varmış şu hayatta hemde gönül rahatlığıyla . 
Yaşasın  savaşı biz kazandık , Yaşasın blog kardeşliği.
Ve işte huzurlarınızda
Görkemli bir giriş olsun istedim:) Bari şanımız olsun.
Biriken çalışmalrımdan biri . Evde kalan kumaşları değerlendirme desek daha doğru olur. 

Dikili bir halde bekleyen tuniği yakasına biraz hareket kattıktan sonra anca giydim. Değişik kumaşlar kullanmayı seviyorum koyu renkli krokodil desenli süet açık renk düz süet.
( Biraz şişkolaşmışmıyım ben :( hep o pofuduk krepler yüzünden . pişman değilim yine olsa yine yerim.

Aslında bir burda kalıbı fakat , kalıbın öyle dışına çıkmışımki . yinede söyleyim 2010 Mart sayısı model 112 (gelinlik için hazırlanmış bir kalıp)
Saç modeline takıldım şu sıra gelişi güzel toplanmış saçlar toprak tonları ve sade makyaj . hmmm seviyorum galiba.,
bu arada bişi dikkatimi çekti , kelime molalarını gülerek değerlendiren ben niye hiç gülmemişimki  acaba . Çok mu heyecanlandım ki . ahahahah çok komik. 

Köklü değişklerle dolu bir gündemdi . biliyorum hissettiklerinizi yazmama gerek yok.
Benim içinde öyle oldu .
Umalımki herşey düzesin.

14 Mart 2011 Pazartesi

Eriyen Cumalıkızık, hoş Seda

Gün öyle güzelki. Güneş eşittir motorsiklet sefası . Son anda havalar yüzünden çalışır çalışmaz endişesi derken . Planlarda kocaman bir değişiklik vede yalnızlık sefası . Biliyorum çok fazla resim var ama kıyamadım birbirinden ayırmaya . o yüzden az söz çok fazla fotoğraf keyifli gezmeler...



Eriyen kar sularının oluşturduğu damlaların dansı .



Köyün Müzesinden kesitler.



Keşke daha aydınlatıcı yazılar olsa.


 Birazcık bakım


Tarih var gerçekten orda.



Müze görevlisi yeni eserlerle uğraşıyor:)


 Aaaa ünlüler geçerde gururla sergilenmezmi.


 Bir daha ki gelişimde o masada mutlaka kahve içeceğim.


 İsim biraz ürkütücü..


Cin aralığına bakın , huzuru ciğerlerinize çekin


Köy anılarım ve dedeciğim


Daracıkkkk


Hangi parçamı dinleniyor   (çok alakasız ama mutlaka edinin bu albüleri derim)


Onca mekana inat köyün en sevdiğim köşesi


 Benim köşem



 Kafamı kaldırıpta gökyüzüne bir doyayım dedim.


Önüm , arkam , sağım solum kapı.


Bir iki adım sonra baharın habercileri



Ve bir adım sonra yol sonu


Sendemi üşüdün yavrucuk.


Çok eski çokkkk


Yeni bir sokak


Biraz daha sıcak


Kar suyu toprağa doymuş


Sen ne arıyorsun burda??


Nargileler karşıda


Çok güzel olucaksınız biliyorum. Görebilseydim


Nazar Boncuğu gözleme evi gemisi


Ne görüyorum??


Adını bilmiyorum 'Mahrur güzeli ' diyebilirmiyim?


Bir ilk daha ; 'Kız kaçıran'

Ev sahibi ve işletmeciliğini yapan aileyi çok sevdim ve bu yüzden
bu oda için farklı düşüncelerim var belki ilerleyen günlerde değişikleriyle tekrar.


 O evde yaşıyormuş hissi


100 yıl öncesinin renk ve işçiliği


Yeni dostum , ev sahibesi Seda . ona verdiğim sözler var tekrar görüşeceğiz. Sohbeti öyle güzeldiki


Minik dostumun tarzını çok beğendim


Sonunda kocişle buluşulup akşam yemeği.


Günden geriye kalan izler

Magnet koleksiyonuma bir yenisi , fakat buzdolabımı değil kapımı  süslüyor öyle sempatik olduki orda .

Günü sonuna kadar uzattım hiç bitmesin istedim.
Aslında öyle post biriktiki yayınlayacak ama hala çözülemeyen bu sorun yüzünden sanıyorum taşınacağım. Yinede biraz daha beklemedeyim.


10 Mart 2011 Perşembe

İpek gibi kar , İPEK böcüğü

Parlak bir sabaha uyandım. Uyanır uyanmazda camımın önünde biriken kara dokundum öyle yumaşak ve ipeksiydiki galiba çok özlemişim .Gerçi biran farklı bir planım olduğunu anımsayınca günümün farklı geçiceğini tahmin etmem zor olmadı. Yinede o kütürtüleri duymak için hemen yeni bir plan hazırladım kendime. Önce minicik bir geçmiş olsun hediyesi hazırladım hızlıca . bir çırpıda hazırlanıp , yüzüme vuran kar tanelerinin tadını çıkardım.


Evime en yakın , nefes alabildiğim vede huzur dolu sessizliğiyle Yıldırım külliyesini ve camisinin bahçesinde dolandım durdum dakikalarca.



Herşey öyle temiz görünüyorduki bu beyazlık başımı döndürdü.


O yüzden fotoğraflamadan çok yüzümde bir tebessümle o anın tadını çıkardım. Bir yandanda yetişmem gereken ziyareti düşününce keyfim biraz yarıda kaldı galiba.



 



Güzel şehrim


Çılgın çocuklar öyle bir yokuştan kayıyolarlardıki çığlıkları kulağı sağır ediyordu.:)


 Yıldırım Camii restorasyon çalışmalarından dolayı az fotoğraflayabildim.


Sıra geldi keyifle hazırladığım lavanta kesesini sahibine vermeye . İçinde meleğim içinde küçük bir şekercik.


Kısa bir süre önce ''emeliyat ''olan İPEK böcüğüm. Bana durmaksızın pozlar verdi. 



Ayağımdaki pandufları görür görmez dolabından kendikeleri ayağına geçiren fındık kurdum. hediyesini çok beğendi. Üsteki kalp annesi , alttaki kalp babası , ortada da kendi baş harfi. Öyle güzel kokuyomuş ki , annesi bir süre oynadıktan sonra dolabına asmak isteyince 'hayıy asma ben koklucam onu' itirazıyla karşılaşınca çaresizce bıraktık. Ve sevgiyle hazırlanmış kurbişlerle kekler derken akşamı yapıverdik bir solukta

Dün den buyana değişen pek bişi olmadı . hala kar taneleri birikiyor eskilerinin üstünde. Dışarda çocuk çığlıkları vede annelerin yeter artık sesleri , sanki biri gökyüzünün lambasını açık bırakmış gündüz vakti.

Keşke yine çocuk olsam , ıslansam iliklerime kadar . Karın soğuğu kesse ellerimi kayarken oraya buraya çarpan etlerim morarsa . Ama ben hiç şikayet etmesem , itiraz etmeye devam etsem anneme .
Keşke....



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...