Bir benmiyim tatil sonrası rehavetini uzattıkça uzatan . Son günlerde sınır tanımayan tembellik kahve arkadaşım. Üzerine birde sıcak eklenince günler gecelere, geceler öğlenlere uyku komasında gidip gelmece. Ve sanal soğukluğun sadece bedenimde değil , beynimde yarattığı donukluk. Anlıyacağınız bugünlerde benden pek bişiler çıkmıyor , çalışmıyor eller .
Evet yeni birşeyler yok lakin eskilere azıcık şekil vermek daha bir kolay sanki .
Tıpkı elbisenin sahibesini üst kısmındakı kullanışsızlığı yüzünden dolap beklemekten kurtardığımız cicisi gibi. Biliyorum elbise hali daha bir hoş, sempatik ama hiç rahat değil . Hemencecik eteğe dönüşüp , Ege kumlarını süpürüp , salınıyor şimdilerde.
Nedir şu kocamın kıyafetlerinde çekim gücü anlamadım . Gözüm mü vardır nedir. Son zamanlarda mağzalardaki birbirine benzer ürünler , kısırlık , önlerinden bile geçmek istemiyorum sanki. Öyle oluncada saldırıyorum işte eskilere.
Bu gömlek eşimin dolabındaki en sevdiğim parçaydı. Kendileri sıkılmış aynı şeyleri görmekten ve gözden çıkarmış , verilecek eşyaların arasına tıkıştırıyor benden gizli :)
Üzgünüm görmeye devam ediceksin.
Birazcık kırpıştırdıktan ve üzerime uygun hale getirdikten sonra , pişman oldu birileri lakin artık çok geç . Çünkü 36 bedene girme imkanı yok.
Ve ben sıcak yaz günlerinde ve gecelerinde rahatlıkla kullanabileceğim (kumaşından dolayı , muhteşem ) yeni bir gömleğe sahip oldum . Dolabını sevdiğim :D Bu arada gölek Tween'in bir zamanlar çok iyi olduğunu düşündüğüm koleksiyonundan. Umarım diğerlerinden de sıkılır hihihihihii :)
İnternetten alışveriş çılgınlığı değilde , mantıklı alışveriş desek daha doğru. Gerçi anlatmama gerek yok herkes bilir kolaylıklarını . Tripodum pek bir minikmiş amma işlevsel olduğu kesin . Yıllar önce bardak çektirip, işkence görmüş modelinde morluk içinde kalan sırtımdan sonra hep bir adım uzak ama rahatlığını hatırladıkçada bir adım yakınında gezmelerime iyi bir sonuç . Bakalım deneyip görüşez işe yarıyormu.
Artık resimlerimi daha rahat çekip , yogunluktan ağrıyan sırt kaslarımı daha iyi dinlendirip , daha çok çalışacağım.
Düş yakamdan tembellik.
Ve İskender geliyor . Nasıl dillendirmiştir Elif Şafak
Düş yakamdan okumama güdüsü.
Veee
Ahhh ben bu şarkıyı nasıl kaçırmışım .
Boyuna, posuna, havasına yandığım
Bilmeden yoluna, yanına ,kapısına düştüğüm
Eline ,dizine, yatağına yattığım
Gönlünü, gözünü, sözünü ,canını sevdiğim





