7 Ekim 2011 Cuma

Kısa metraj

Güzergah
Gürsu - Dışkaya Köyü (şu yazımda, çekimleri izlemek için gittiğimizde bahsetmiştim .)
Ericek - Fevziye -Şükriye -Hamidiye-Katırlı-Umurbey Köyleri
Kurşunlu-Altıntaş- Güzelyalı- Mudanya Ve dönüş

Köylerin isimleriyle ilgili çok güzel hayallerim vardı . Amma velakin  bir göç olayından ibaretmiş hikayeleri , Yörükler , Gürcülerin göçü

 Çokta keyifli değilmiş Dağın bu yakası , pek sevimli gelmedi .


O sebep ile görsellerle başbaşa  bırakıyorum .




Yıllardır kullandığımız yoldan gözümün takıldığı ve ilk defa ziyaret ettiğim anıt
Umurbeydeyiz

Celal Bayar'ın dünyaya gözlerini açtığı minik yer.


 Sayısı az olsada , eski binalar
Oraların bekçisi

Aytepe denilen mekandan Gemlik körfezine kuş bakışı

Son sıcakların keyfi.

Dakikalarca çevremizde dolandı ,

Hem güneşlendi ,

Hemde bana güzel pozlar verdi .

Güneş dağların arkasında kaybolmaya başlayınca , yola devam .

Umurbey'in yokuş ve dar sokakları


Kurşunlunun akşam halleri en güzel zamanıdır.



Altıntaş
Biliyormusunuz , İstanbul burdan artık daha yakın

Fuat Abi Fenerbahçeli olmasıyla gurur duyuyor sanırsam :D

Martılar Mudanya'yı çok seviyor.


Heryol denizemi çıkıyor ?

Kısa sürelerle gezdiğimiz birçok yerin , kendine has özellikleri var  ve görelisi tarihi .

Sonraları tek tek dolaşıp güzelliklerini daha detaylı verebilmeyi umuyorum .

Bu aralar hayat pek bir güzel ,ya sizinki?

3 Ekim 2011 Pazartesi

Cebimde 1800 km Final


Kışın  kendini hissettirmeye başladığı son günlerde yazın son postunu yayınlamak istedim.

Son günümüzü son anına kadar değerlendirmek adına , yolculuğumuzu geceye kaydırma kararı beni o an için çok heyecanlandırmıştı , birilerinide endişelendirmiş. Eee dile kolay  tam tamına 14 saat yol gidecektik molalarla birlikte . Bunu tam olarak kestiremeyen ben Gökova yokuşunu tırmanırken geçiceğimiz şehirlerde tanıdık varmı  diye düşünmeye başlamıştım bile , konaklamak için . Sadece koyu bir karanlık, araba farları ve müthiş bir uyku eşlik etti bana . Motorsiklet tepesinde uyuklamanın ne derece tehlikeli olduğunu bilen bir ben , ve 20 şer saniyelik uyku molaları . Ahhh ahhhh 13 yıldır çok gezdim dolaştım . Hiç bu kadar eziyeti aynı anda yaşamamıştım . Her molada katrandan farksız nescafe ayılmak adına ve Balıkesirin tepelerinden sabaha karşı olduğundan dolayı donduran soğuk . Valizden çıkartığım kıyafetleri Susurlukta üzerime giyerken , çevremdeki şortlu sandaletli bayanların ilginç bakışları . Kot üstüne kot, tşört üstüne tşört ve bir tşörtümüde fular olarak kullandıktan sonra hazırdım . Gerçi artık yol bitmişti . 

Bu 14 saat boyunca çektiğim 3 poz var . Bu ikincisi , güneş doğmaktadır ve biz hâlâ yollardayız. İstilasına uğradığımız sinek topluluğundan arınmaya çalışırken vede kahveye devam  :D vede uyuklamaya 
Be insan evladı bittin yorgunluktan değilmi . Peki biz ne yaptık Hiç Bursaya girmeden çevre yolundan İstanbul .Doyamadık yollara.

İşte gelinen nokta.Şaşkın bakışlara hiç ama hiç aldırmadan (kocamda dahil)  sırt çantam yastık ,tahta bank kuş tüyü yatak , vapurun sallantıları beşik misali doyamadığım uyku. Ben ki bırakın sesi , bir bakışı hissedip uyanan , Tüm dürtülmelere rağmen en sonunda tartaklanarak uyandırılan . sadece gözlerimi kapadığımı haıtlıyorum vede açtığım anı o arası yok . . Kocamın deyimiyle '' Atlantiği geçse vapur uyanmayacak kadar derin bir uyku'' . Tabi bu olay halen aramızda Atlantik yolcusu kalmasın nidalarıyla konuşulmakta.

Hmmmm mis gibi dostların elinden kahvaltı . Şu yazımda mutluluğumuzu paylaştığım dostlarımızın sıcak yuvası .

Ve sevgiyle hazırlanmış özel odamızda kısa bir dinlenme .

Gün batımını bu sefer başka denizden izlemek .

Belki çok bilincim yerinde değildi , fakat ben Şile'yi gerçekten çok sevdim .
Bayrak merasimi için kullanılan salıncağı her görüşlerinde  Kıvılcım Ve Ali' ye kocamı  anımsamaları .

Sanırım pazarları çok kalabalık oluyormuş . Hava oldukça serindi sakinliğinin nedeni bu olabilirmiş Malum birde insanlar bayram dönüşü yolundalar .



Ve şaşkın bir ben , Deniz Ak tı Kara oldu :S ayyy nasıl yani ????

Denize sıfır yediğim balıkekmek.

Daracık sokaklardaki evler ve dükkanlar .

Fotoğraflarımda  muhteşem doğrusu heheheeee.

Muhtemelen Şile' ye giden herkezin durup bir kaç dakikasını geçirdiği nokta .

Enteresan bir kişiliği olduğunu öğrendiğim dükkan sahibesi .

Ev yapımı limonataya eşlik eden doğumgünü pastası .
Günlerden 6 Eylül İyiki doğdun Yüce .

Koleksiyonumun yeni üyeleri.
Benim için unutulmaz bir tatil oldu. Eşimin iş değişikliği nedeniyle ilk defa 7 gece evimden uzaklaşabildim . Otel odalarında bırakılan telefonlar. Her anını sonuna kadar değerlendirmeye çalıştığımız günler . Ve unutulmaz bir yolculuk anısı , çocuklarımıza anlatılacak kadar maceralı . 
Bu deneyimden sonra önümüzdeki yıl tatilimizi Karadeniz turuyla taçlandırmaya karar verdik . 
Umarım niceee 1800 km olur. 

Herkese iyi haftalar



1 Ekim 2011 Cumartesi

Fazlalıklar

Şu fani hayatımdan tatlıyı , patatesi ve birkaç kişiyi bir çıkartabilsem ,
sanırım fazlalıklarımdan kolaylıkla kurtulacağım heheheehee :D

Haftasonu kahvaltılarınının vazgeçilmezlerinden , Patatesli yumarta tava 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...