15 Ağustos 2012 Çarşamba

Yıldızların altında serenat

 Biizzz geldikkk .
Havaların normale dönmesi ile ,normale dönen beyin devrelerimle sağlıklı düşünür ve yazar olduğumu sanıyorum yada öyle umuyorum .
Esaretinden kurtulduğum KKK (koltuk , klima ,kumanda )dan sonra yine bol oksijenli bir kaçış .
Bu yokluk sürecinde hayatımın tv izleme rekorunu kırmış olabilirim . Hemde belgesel filanda değil :) ,şuursuzca yapıldığına inandığım saçmalıklı gündüz kuşaklarında miskinleştik uzunca bir süre . Hatta bi ara bitsin artık bu yaz nidalarıyla öfleyip pöflediğimde şiddetlede kınandım .
Neyseki hayat normale döndü  zannımca .Döndüde , bu sefer benim bünyenin dönüşlerinde kısıtlamalar başladı .



Zaman yiyip içip titreme zamanı . Bursa'yı yegane sevme sebebim zirve.
Bursa Enduro Club'ün geleneksel yıldızların altında serenat gecesinin 3. düzenlenmiş hay aksi çok şey kaçırmışız.
Yer Çobankaya.
imece usulü herkes hünerlerini sergiler .
İftar menüsünde yok yok favorimiz ise tabiki güveç.

Gecenin ilerleyen saatleri için hazırlanan  pattesler .

 Birde bir irmik helvası efsanesi varki !! 
Hayretler ve ağız burun kıvırarak beklediğim .

Ve itirafff  .
Birçok usta ev hanımının bile lezzet konusunda sıkıntı yaşadığı bir tat değilmidirki .
1 su bardağı irmik kullanırsın . Kavurmak ölüm gibi gelir , rengi döner azıcık daha derken ya az kavurursun yada yakar .En son dr otkerin hazır paketlerini almaya başlamıştım . Genelleme yaparak zan altında  bırakmadan , kendi adıma konuşuyorum :)
Şimdi 4 kilo süt bilmemkaç paket irmik ve odun ateşinin üzerinde dakikalarca kavurma . Hoş 4 delikanlı heba olmuş kavurma esnasında ama yinede hiç umudum yoktu .

 Derken deminide aldırmışlar ve sonuç;
 ben hayatımda böyle lezzetlisini yemedim . İnanılmazdı kelimelerle anlatılamayacak kadar muhteşem  şu resimlere baktığımda bile bildiğin deli oluyorum . Ama insansın ne kadar tüketebilirsinki . Beni tanıyanlar bilir yemek konusundaki kılkuyrukluğumu kusursuz kelimesiz kifayetsiz kalır o kadar yani .

Oğlumu doğanın içinde büyütmek fikri öyle cazip geliyorki bana . Avm lere inat, tüm arzum doğaya tutkun ve saygılı olması . Bu arada halen çadırlarda , şezlonglarda zaman geçiriyor olmamdan son derece mutlu . Ben mutlu , o mutlu 
Zorlaşan durumlarda var lakin pek takılmamaya çalışıyorum o noktalara .

Çobankaya 

Softaboğan şelalesi ,

Benim gidemediğim .
Gidenlerin ardında kedi ciğer misali bakakaldığım . 
Defalarca şansımı deneyip benim için uygun bir yol olmadığını dinleyip sandalyeme gömüldüğüm . Neyapalım artık seneye .

Biraz bilgi;
 Uludağ oteller bölgesindeki telesiyej istasyonuna yaklaşık iki kilometre mesafede, Kırkpınarlar Deresi üzerindeki şelale, bu noktadan itibaren Deliçay ile birleşene kadar yarattığı akarsuyun adını Balıklı Deresi olarak değiştirir. Bakacak mevkiinde, tüm Bursa ovasının seyredilebildiği manzara noktasının yakınlarındaki dere yatağından aşağılara inilerek ulaşılıyor Softaboğan’a. Dere içindeki iri taşlar, ıslanmadan patikadan yürüyüş yapma olanağı sağlıyor. Yaklaşık 1800’lü metrelerden aşağılara indikçe suyun yarattığı taraça ve göletlerle karşılaşılıyor.
Yaklaşık iki kilometre sonra gelinen noktada, bir kayanın üzerinden üç metreden dökülen şelale çıkıyor karşınıza. Çok eski yıllarda bir medrese talebesinin boğularak ölmesinden dolayı Softaboğan denmiş şelalenin adına. Birçok Bursalının gençlik günlerinde yüzme öğrendiği şelalenin küçük bir de göleti bulunmakta. Şelaleden sonra Balıklı adını alan su, çılgın akışına Cumalıkızık köyüne kadar devam ediyor ve Bursa ovasına ulaştığı andan itibaren sakin bir dere yatağına dönüşüyor. Şimdi ne yazık ki izine pek rastlanmasa da, geçmiş yıllarda derede balık yaşamaktaydı.
Şelaleye giden patikalar, yine Uludağ’ın yamaçlarında bulunan Aras Şelalesi’yle birlikte hafta sonu trekking güzergâhı olarak kullanılıyor.

Bakacaktan yine göremediğimiz körfez .
Parçalı bulutlu Bursa. Biliyoruz ki aşağıda kavurucu bir sıcak var .




Haziran ve Temmuz aylarında oldukça yoğun çalıştım . Bu cicilerde onlardan biri . Birçok şeye fırsat bulamadığım gibi yayınlamaktada oldukça geciktirdiklerimden . 
Bundan sonra daha sık buralarda olmayı umuyorum . Ramazandı , bayramdı bizdeki telaşelerin adı çok başka .
 Keşke ad konusundada bir sonuca varmış olsaydık .
Öyleyse hoşbuldum diyelim .

5 yorum:

Elifinelizi dedi ki...

Sanırım yorum yazma kısmında bir sorun olmuş

Adsız dedi ki...

"Yıldızların altında serenat" başlıklı yazına yorum yazamadığım için mail atmak zorunda kaldım.

Bende bursa'da ikamet ediyorum, neredeyse yerlisi sayılırım ama senin şu Bursa'da gezdiğin yerlerin(blogda yazdıkların) hiç birine gitmedim-görmedim. İtiraf etmeliyimki sadece şu Bursa'yla ilgili yazıları için takip ediyorum. Umarım kızmazsın. Çünkü çok yer öğrendim ama henüz gidemedim ama gideceğim. ( Sayende)
Son yazında da şelaleyi çok merak ettim, oraya gitmeyi düşünüyorum, kısmet olursa yaz bitmeden, yazında bahsetmişsin nerede olduğunu ama ben anlıyamadım, Şelaleye kadar arabayla gidiliyor mu, yoksa belli bir yerden sonra saatlerce yayan mı yürümek gerekiyor mu ? ayrıca ben daha önce hiç gitmedim, telesiyejlerin oraya kadar gelsem sonra sora sora bulabilirmiyim? (tabela felan var mı-rehber gerekiyor mu) birde şelâle ile manzara seyrettiğiniz tepe arası çok uzak mı? Çooooook uzun oldu kızma şelalenin ve o tepenin tam adı ne ?

Umarım sorularımla bunaltmamışımdır seni, yok öyle gittiğin yerleri bize özendirmek.

:)

Elifinelizi dedi ki...

Merhabalar .
Bursa doğa konusunda gerçekten cennet gibi doğma büyüme buralı biri olarak şehri hernekadar sevmesemde çehresindeki zenginlikler sayesinde yaşanabilir hale geliyor .
Niye kızayım ki sonuçta blog dünyasında olmanın herkez için farklı bir anlamı var .
Genelde gezdiğim yerlerin rotasını pek detaylı anlatmıyorum . kabaca tariflerde bulunuyorum elimden geldiğince .
Şelale kısmına gelincede öncelikle ben gidemedim onu belirteyim bebekten dolayı eşim ve arkadaşlarını kamp alanında beklemek durumunda kaldım .
yine kabaca yolu tarif etmeye çalışayım ;
Uludağ 2, oteller bölgesinden Çobankayaya doğru devam ediyorsunuz . Telesiyejlerden devam yani
yürüyüş mesafesinde aslında ama biz genel olarak motorsikletle yolculuk yaptığımızdan pek alışık olduğumuz bir durum değil . Lakin trekking gibi bir alışkanlığınız varsa süper yürüyüş parkuru bence .
2 oteller bölgesinden yol devam ederken yol üzerinde kızılayın evleri ve birde cami görüceksiniz işte orası çobankaya mevkii olarak geçiyor . Üzgünüm ama hiçbir tabela bulunmamakta . yol sonunda takribi o camiden 3 km sonra Bakacağa geliyorsunuz , basit aslında dar ve tek bir yol . Burda taşıtla hareket ediyorsunuz . sonrasında cami ve bakacağın ortalarında sola doğru bi patika yol ayrılıyor . patikanın başında büyükçe elektrik direği var sonrasındada yaya olarak 30 35 dakikalık bir yol varmış .
Çobankayada çok fazla kampçı var onlardan yardım alabilirsiniz . Kampçı dediysem günübirlikçi değilde 3 4 ay orda yaşayan yaşlı başlı amcalar :)
Biz Bursa Enduro Clubte kendini doğaya yürüyüşlere vermiş deneyimli arkadaşlarla yola çıktığımızdan ( hoş bana müsade etmediler ) bilek yaralanmaları olabiliyor diye uyarıda bulunduklarını söylemeden geçemiyeceğim . Yani yalnız gitmek yerine bir grupla gitmekte fayda olabileceğini düşünüyorum . Aslında günlük trekking gezileri düzenleyen clubler var ama benim bilgim yok malesefki bu konuda .
Şelalenin adı :Softaboğan
O tepede şehirden gördüğümüz antenlerin bulunduğu Bakacak

Yardımcı olabildiysem ne mutlu

Elifinelizi dedi ki...

Sevgili Fikirbeyanı'nın mailini yayınıdır.

Semi M.Eller dedi ki...

Yorum yazma sorunu cözülmüs, güzel:)
Iyi geziyorsun, cok severim oralari.
Patatesler, güvec derken o helva ne öyle!
Bizler evde yapmaya üsenirken...
(arada yapmiyor degilim ama her zaman tutmuyor benimki. Cocuklar cok seviyor diye yapiyorum gene de:))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...