11 Şubat 2013 Pazartesi

Lohusa Mevlüdü

 Mevlüdümüzün üzerinden hayli zaman geçti .
Mevlüd dediğin şey bildiğin cemiyetmiş , cemiyet tadında telaşeli.
Bu denli olacağını bilseydim daha iyi hazırlanırdım .
Davetlilerin listesini yapmaya başladığımızdaki kişi sayısı ve daha bir sürü neden ile evimde olmasının çok mantıklı olmadığı kanatine vardım .Hamileliğim esnasındaki birkaç araştırmamın sonucunda nerde olucağına çok önceden vakıftım ama nerden bilebilirdimki yoğunluğunu .
Bursada yaşayanlara duyurulur Ördekli kültür merkezindeki salonu kiralamak istiyorsanız özellikle hafta sonu en az 1,5 ay önceden rezervazyonunuzu yaptırın derim .
Bende Cumartesi hevesiyle tam 2 ay sonraya gün alabildim .
Gelelim detaylara ;
Öncelikle mekandan bahsetmek istiyorum.

Taş duvarları ve kubbeleriyle oldukça büyüleyici bir ortam ,yada benim gibi tarihi mekanları seviyoranız öyle gelebilir.

Bu taş duvar sıralamalarını nedenini tanıtım yazısında bulabilirsiniz.
 
 Duvarlarında yine antikalarla süslü objeler

Biz kışın ortasında hatta karın altında kaldığımızdan endişelenmiştik sıcaklıkla ilgili fakat üzerimdeki ipek gömlek bile fazla geldi yani endişeniz olmasın yerden ısıtmalı salon 26 -27 derece civarında idi . Klima , ses düzeni ve akustikte oldukça iyiydi . ben oldukça memnun kaldım .
Bilgi almak isterseniz iletişim numarasıda : 0224 2218069

Salon 120 kişilik bu alt kısmı 5 merdivenle üst kısma çıkıyorsunuz. Tabi bize salon yine dar geldi.

Bu açıdan üst kısmı görebilirsiniz.

Gelelim ikram ve hediyeliklere
 Tarih belliydi belli olmasınada malum yeni hayata alışma eksik olmasın gelenler ,gidenler sağlık durumları derken yapmak istediklerimin çoğunu hastane süslemelerinde olduğu gibi ,yine yapamadım .
 Lolipop havlularımız.



Bereket keselerimiz.

Mevlüd boyunca hocamızın okuduğu dulardan masada nasibini almış tuz , pirinç, şeker ve çörekotu dolu içleri.

Yine paketlemeye çalıştığım  Bursa lokumu ve meyvesuyu.
Lokumları bizim şu meşhur Yıldırım karafından yapmalarını rica ettim onlarda beni kırmadılar.
Dilerseniz sipariş kabul ediyorlar .

Masaların üstlerini konfetilerle süsledik.
Yalnız salonda masalar çıplak bir organizasyon şirketiyle anlaşıp giydirme yapmak lazımmış.
Neyse siz öyle yaparsınız artık.

Bebemiz tüm gün boyunca bu kadar kadın sesi ve gözüne mahruz kalınca bildiğin yıktı geçti ortalığı ve biran bile dışarı çıkamadık anca salon boşalınca sepetine yatabildi.


Gelelim bizim cicilerimize.
9 Aydır koca bir göbişle modaymış alışveriş merkeziymiş dünyadan bi haber yaşıyordukya birde üzerine eklenen kilolar .Aslında hayalim krem rengi dantel elbiseydi , diktim 2 gün boyunca stresle uğraştım . Sonuç aynaya bakınca  panda yavrusu gibi sevimsiz bir silüeti görünce saçımı başımı yolasım geldi.
Sonrasında gez dolaş hiçbir kıyafetin içine gireme her mağzadan eli boş çık ,uykusuzluk ,yorgunluk stres derken , birgece önce beni Zara pakladı en koyusundan 2 parça çaput bitti gitti .

 
Pabbuçlarımız yine Zaradan
Zaten günün kahramanı benim minnak tontişimdi ve onun kıyafeti daha mühimdi.
Hastane çıkışı için diktiğim blazer ceketin ardından takılmıştım frak takıma.

Rengide çok netti kafamda .

Birde hazır mevlüd kıyafetlerinin özensiz kumaş seçimi beni deli ediyordu hep . Daha küçücük bebelere bol polyesterli ürünler hazırlıyorlar .

Astarsız hazırladığım ceketin kumaşı koton kadife oluşu içimi iyice rahatlatmıştı.

İşte böyle bol kargaşalı , telaşeli cicili bicili güzel bir günü deli gibi yorgunlukla atlattık ve geride bıraktık.
Kuzum artık kocaman oldu . O gün çektiremediğimiz stüdyo resimlerinin telefisi için uygun zaman kolluyoruz fakat oğluşuma kıyafetleri olucakmı bilinmez . 5. ayına giren kuzucuğumla ve mucize adamla yani çekirdek ailemizin henüz beraber bir fotoğrafı yokmuş şaka gibi.
Mevlüd serüvenimizin sonuna geldik.
 
Herkeze iyi bir hafta diliyorum .

6 Şubat 2013 Çarşamba

Süprizli Mantar

Buyrun size en pratiğinden sıcak garnitür.
Aynı zamanda lezzetlide
Kızartma olması nedeniyle et balık tavuk vss  yemeklerine uyumlu olabileceğini düşündüm .
Hoş tabakta görüldüğü üzere ara değil ana yemek muamelesi yaptım kendisine .
Patates , kırmızı yağbiberi ve mantardan oluşan kızartmanın tek püf noktası doğranış büyüklükleri .
büyükten küçüğe sıralarsak 
1-yağ biberi
2-mantar 
3- patates
Eee bunun süprizi nerde diyecek olursanız ??
Şöyleki bizim gündemimiz anne sütünü arttıran gıdalar .
Ne duyduysam yedim , içtim buda ayrı post konusu olucak kadar 3,5 aylık kısa ama kendisi uzun bir hikaye .
olucaksa oluyor olmuyacaksa ne kadar savaş verirseniz sinir sisteminiz bir o kadar yıpranıyor.
Geçenlerde yapmış olduğum kaşarlı mantar güveçin hızla depoları doldurduğunu farkettim .
Hakikaten şaka gibi kültürlü kültürlü sütlerimiz oldu .
Derimki taze anne adaylarına saplanıp kalmadan belirli ürünlere tüm nimetleri deneyin .
Günde içtiğim 1 litre boza bana sadece doğumda verdiğim kiloları geri getirdi.
Neyse dediğim gibi bu konuyla ilgili uzun bir postum olucak .
Mantarın bu yönünü keşfedince herzaman yapmış olduğum patates , biber ikilisine mantarıda ekledim .
Unutmadan sarımsaklı yoğurt ile muhteşem oluyor .
Afiyetler olsun , isteyene süt :D


Ocak Gelinleri

 Sevgili Selin 

 Sevgili Özgül

 Sevgili Rabia

 Sevgili Sümeyye 

 Sevgili Tuğçe
 Sevgili Yaprak.

 Sevgili Nihan 

Sevgili Duygu

Sevgili Esra

Sevgili İlknur.
Detaylar için Atölyemania

4 Şubat 2013 Pazartesi

Rüzgarla Tanışma


Aras bebenin piknik maceraları 

3) Rüzgarla tanışma 

(bu serinin 1)ateşle tanışma ve 2)Karla tanışma yazıları ilerleyen günlerde , boşuna geriden demiyorum )
 3,5 aylık bebe arabasından elini dışarı uzatır  ve hissetmeye anlamaya çalışır elinde gezinen tuhaf şeyi.
Bazen ürker sesinden, yinede nefesi kesilir heyecandan .
Solukları karışır ve kocaman bir kahkaha gelir ardından .
Sevmiştir bu duyguyu yaşadığını farketmiştir ve dünyayı  vede özgürlüğü.
Yanına katıp getirdiği yapraklardan biri değmiştir yüzüne bu koku,
toprak ,hiç bilmediği  .

Havanın güzelliğinden istifade kurtlanan ebeveynler düşmüştür yollara .
Pusetlere sığamayan bebe ile birlikte .
Yahu daha etin ne budun ne hemen bir itiraz .
Hiç istemesemde hopp pusetten kucağa .

Küçük bebe aslında 8 ay önce gelmiştir buralara .
Bizim arabayı terketmemiz uzunnnnca zaman aldı tabi .
Ve karşınızda aramızdaki bağa silikon aparat koyan inatçı kuzu .
İlk doğduğu andan bu yana kolaylığı tercih edince zor kısmı yine bana kaldı .
Pompa ve ben genelde başbaşa fazlasıyla vakit öldürüyoruz.
aaaoooo rakım 1000 mi???
o nedemekki ??
yinede şaşkınlık içindeyim .
Güneş batmak üzere ve günün tadını iyice çıkarıp uzunca uyumasını dilediğim anlar gelir . Peki ya sonuç bu oksijenede uyumadınya artık benim hiç ama hiç umudum kalmadı :S uykusuz gecelere devam .
Ve gün batımı yerini başka güzelliklere bırakır .
Aslında bol yemeli içmeli hoş dost sohbetli bir gündü , ama benim Aras Oğlan için çeşitlilik gösteren endişelerim yüzünden artık eskisi gibi fotoğraflıyamadığım anlar oluyor .
Bu kadarına şükür :) 


Bursanın meşhur lodosu bu yıl fazlasıyla şehrimizde . 
Yine öyle günlerden birindeyiz sıcaklık bahar günlerinde gibi hissetiriyor insana .
Sıcacık bir hafta diliyorum .



31 Ocak 2013 Perşembe

Geriden

 Yeni yıldan bir ayı bitirmişken ben az biraz geriden takipteyim hayatı .
Hatta takipteyim bile sayılmaz . Bazen denk geldiğim ana haber bültenlerindeki olaylara , kayıplara AAaaa nağralarıyla koca koca tepkiler verirken yüzüme garipçe  bakılıp  çok geç öğrendiklerimin hayretini yaşıyorum çoğuuu zaman .
İşte şimdilerdeki tek sorunum zaman .

2012 nin en güzel hediyesi benim içindi biliyorum .
Belki sizin hediyelerinizinde özenli kurdelaları , resimli ambalajları vardı .Ama benim gibi güzel kokuyor olamaz :)

 Geçtiğimiz yılbaşı gecesini düşünüyorumda . Bu yılkinden oldukça ışıltılı ve beyazdı .
 Anımsamak için o geceye bir tık .
Şu hayatta anların tadı , zevki bir başka  .
Hepsinden payıma düşeni alıyorsam ne mutlu .
Mutluluksa 
Asıl mutluluk sıcacık battaniyelerin altında .

 Gün itibariyle vaziyetler budur .
Bir çalışma azmi geldiki atölyelere sığamadım .Aras oğlan müsade ediyor odasını kullanmama .Bazen acaba erkenmi başladım çalışmaya diye endişelensemde , kumaşlar püsküller oldukça iyi geliyor bana .
Nefes aldıkça daha bi yetebildiğimi düşünüyorum  .
Neyse nefes alıyorum , yaşıyorum yani merak edenler için .

Bu arada bundan gayrı her fotoğrafta şu 4 teker aracı görmeniz mümkündür  . Pek bi müptelası olduk . hoşş benimde işime geldi .Gözünün önünden ayrılmamı istemeyen Aras paşanın saltanat koltuğu sabit olmadığından mutfak , banyo balkon evin herbiryerinde .
Daha sonra detay yapıcağımda bebek arabası almayı düşünenler eğer güçlü kaslara sahipseniz bebeconfort loola tam size göre :S
Biz sessiz sedasız buralardayız .




21 Ocak 2013 Pazartesi

Kayıp RuH


Küçük bir kız çocuğuydu 
Hayalleri ile yıldızlara tutunduğu zamanlarda umutları büyütmüştü mutluluklarını çoğu zaman . 
Bir bebeğin kokusu vardı kırlarında ,özlemle burnunda tüten .
Birde sevdiği bir tat vardıki vişneli çikolatalı .
Çocuktu ya özgürdü  düşlemekte .
Dizleri kanardı her düştüğünde , birde yüreği.
Kalktıkça tazelenirdi beyaz sayfalarda ruhu .


Şimdilerde  kaybettiği  dünyasını , ruhunu arıyor .
Aradığını çoktan bulmuştu .Bulmuştuda  , nereye koyacağını bilemiyordu sadece .

Hiç büyümeyen çocuklara


 

28 Aralık 2012 Cuma

Süprizleri seven , sevmeyen



Bizim hikayemiz bundan 75 gün önce başladı .
Hamileliğin 38+2. günü . Beklemedeyiz o oohhhh daha çokkk zamanımız var 
Hernekadar biz henüz hazır olmasakta Aras oğlan çokktan hazırlıklarını tamamlamış yola çıkmış bile .
Hoşş hazır nasıl olunur bilemedim bu hususta . 
Şükürki dünyaya gelen çıplağı giydirecek kadar birkaç şey toparlamıştık .
Süprizleri seven anne , sevmeyen bir baba hiç farketmez her ikiside şokta 
Gecenin 4 ünde ve uykusuz geçen 4 gecenin sonunda bundan daha muhteşem bir poz olamazdı .


 Benim gibi son ana kadar çalışan bir anne iseniz muhakkakki 35. hafta itibariyle maddi , manevi fiziken ve ruhen hazır olmakta fayda olduğunu düşünmekteyim .
Sonrasında bir lohusa tacım bile yok diye hayıflanır durursunuz en basitinden  :)


Bugüne kadar buralarda nacizane kimseyi inciltmemek adına yorumlarıma ,eleştirilerime oldukça dikkat etmişimdir . Lakin bu konuda malesef kendimi tutamayacağım . Benim canım yandı başkalarınında canı yanmasın .Hastanemiz Medicabil hastanesiydi. Biliyorum şans çok önemli bir faktör bu konuda ama yinede bu kadarmı bahtsızlık üst üste gelir .
Tüm samimiyetimle söylüyorum , mümkünse yakınından geçmeyin .Tüm eş dost hısım akrabayıda uyarın . Bu kadarı kâfidir  fazla detay yapmıyacağım. Yinede öğrenmek istediğiniz birşeyvar ise mail atabilirsiniz.
Bu kısım işin kötü kısmıydı . En mucizevi yanı ise şu yukardaki kırmızı minik surat .

Gelelim işin süs püs kısmına 
Hediyelikleri ve ikramlıkları şurdaki yazımda
Anne bebek hastane pike takımlarınada şurdaki yazımdan görebilirsiniz.
Oda süslemelerim malesef tamamlanamadı . Pelur ponponlarla donatıcaktım herbiryanı , fotoğraf çekiminide gerçekleştiremedik . Neyapalım sağlık olsun .
 Eeee tabiki herzamanki gibi istediğimi bulamayınca Hastane elbiselerimide kendim dikmek zorunda kaldım .

 Ekru renkte olan elbise penye ,pamuklu dantelden oluşuyor .
Sabahlıkta ise poları tercih ettim soğuk günleri düşünerek .

Kocagöbişin en büyük avantajı kalıpsız dümdüz bir kesimle harika elbiselere kavuşmaktı sanırım .

Sıcak olma ihtimaline karşıda bebek ürünlerinde kullandığım pamuklu kumaştan süslerimize hakim olan renklerden herzaman rahatlıkla kullanabileceğim elbiseyi diktim .

Minik detaylar önemli .

Son olarakta kapı süsü.
 Oğluma ilk aldığım ayakkabı , daha doğrusu ona aldığım  ilk hediye.
Babamızın yıllar öncesinden işli önlüğüde kattı  ponponların arasına . Maneviyatıda katmak lazım ama değilmi?


 Oğluşumun hastane çıkış kıyafeti .

 Onca bavul hazırlıyoruz ya ; kendi adıma konuşayım olduğu gibi geri geldiler . 1 gece kaldığımız hastanede sadece makyaj malzemelerimi , elbiselerimi kullandım . Bebişin çantası daha önemliymiş .
Çantanın detayları için şurdaki yazımdan faydalanabilirsiniz.
Atölye tekrar faliyete geçti . İlk ürünlerin detayları ATÖLYEMANİA 'da

Yılın bu son haftasonu layıkıyla güzel geçer umarım .

24 Aralık 2012 Pazartesi

Şu Sıralar

Şu  sıralar Aras Oğlan ve ben alnımızın akıyla geride bıraktığımız mevlüdümüzün tatlı rehaveti içindeyiz.
Yine oldukça yoğun geçiyor günlerimiz .
Tekrar çalışmaya başlamam sebebi ile artık akrep yelkovan olduğundan dahada hızlı kovalıyorlar birbirlerini .
Paylaşılacak çok şey birikti demiştim , lakin fırsat yaratamadıklarımdan blogumda yazı yazmak .
Bizim küçük beyimizde pek bir ilgi bekler tüm bebişlerin istediği gibi  .
Durum böyle olunca artık gündemimiz tümüyle değişti .



160  tane çiçeğin arasında kalmış bir böcek 
ve kızgın öfkeli küçük bey . Tüm gün boyunca kaşlar çatılı karşıladı misafirlerimizi bizim çirkin ördek yavrusu .
Şimdilik bizden haberler böyle .
Umarım kısa süre sonra tekrar aranızda olucağım . 
Herkeze iyi bir hafta diliyorum 


5 Aralık 2012 Çarşamba

Uzun yol


Oldukça uzun zaman oldu ama dimi??
Yazmak hiç bu kadar zor olmamıştı , yaşamanın yanında .
Tarifsiz ,tek bir odak noktalı .

 

Nokta ki küçücük , minicik


Bu hikaye uzunmu ?? kısamı ?? 
önemli olanın bu olmadığı ,
bi ne yapıcağını bilememe durumu .
Uykusuz gecelerin en güzel sonu , yada başlangıcı.
Bu hikaye Aras oğlanın hikayesi .


52 günlük bir can  , hayata sımsıkı tutunan .



Alışmaya çalıştığım yeni hayatım .
Mucizem , nokta dudaklım ,hıkhık kuşum , süt kuzum .
En güzel hikayem .
Seni yazmaya , okumaya , yaşamaya doyamıyacağım şu kısacık an itibariyle besbelli .
Anlatılacak , paylaşılacak çok şey biriktirdim . 
Umuyorumki artık buralardayım . 
Bu arada arayan , ziyaret eden gönülden yanımda olan herkese kocaman teşekkürler .
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...