13 Şubat 2011 Pazar

Nefes , rüzgar , sallanan kayıklar..

800
*deniz kızı ilahisi*

Uludağ 2543 metre Toroslar 4000 metre.
Toroslarda gezinirken Akdenizin iyot kokuları..
Ülkemdeki denizler, heybetli dağlar.....
Nerdesiniz???

Kitaplığımdaki herşeyi çok seviyorum. Yaşanmışlıklarını , baktıkça yaşattıklarını.
Okumaktan çok gezmişim :( . :D Çok okuyanmı ? çok gezenmi? Niye bir tercih yapmak zorundayızki !! Hem okuyalım , hemde gezelim kime ne ki?
Dağınıklığımıda seviyorum:)
haftasonunun yorunluğuyla öylece atılmış çantam , ama inatla bitirmeye çalıştığım bir parça iş , peki arada dinlenirken ya aklıma bişi gelirse  hesap kitap? elbise modeli? yada unutmamam gereken daha bir çok saçmalık:( not almalıyım ya küçüklü büyüklü defterlerim. Oda parfümünün ( iyot kokusunu aradığım, bol zehirli)arkasına gizlenmiş küçük makasım .
Bırakın beniiiiii ben bugünkü rüzgarı hissettim bir kere yüzümde .
Özgürüm bugün.
bedenimde ruhumda.....



 Özgürlükmü ? Mesaimi??

12 Şubat 2011 Cumartesi

Acıııııııııııııııı


Bugün tatlı bir hayal kurdum..
Kocam kocam :) tatlı hayalimin ACIIII sonuçlanacağını söyleyince üzüldüm:(
Bunun üzerine ACIIIIlı ezme ile lavaşımı ıslattım , ardından marulu ekledim ,oldukça ACIIII çiğköfteden bir parça vede  kaymaklı yoğurt. Sonrasında içimdeki ACIIII hayalkırıklığını bastırsın diye afiyetle yedim.

Hayalimmi??????

İstanbulda mutlu son

Sevgili Kıvılcım ve Ali sonunda erdi muradına. Bizede bir günlük İstanbul yolu gözükmüş oldu.
Feribota binilirde martılara simit atıp resim çekinilmezmi? çekinilmeyebilinir!! Üzerimizdeki şıkır şıkır kıyafetlerimiz rüzgarın keskin soğuğuna yenik düşünce en azından şöle bir kare yapabilme şansımız oldu.


  Martıların yeni seferi bekleyişleri görünmeye değerdi. 


Bizi iner inmez çılgın bir trafik karşıladı . O şehirde yaşamak için gerçekten peygamber sabrı gerekli kural diye birşey yok sanki. Herşey hiçe sayılıyor . Allahtan cebimizdeki teknoloji sayesinde alternatif güzergahı kullanarak bu işkenceye son verdik. Böylelikle vaktinden önce geldiğimiz salonun çevresinde kısa bir yürüyüş yapma şansımız oldu. Kafam allak bullak olmuştuki yazıyı görünce gülümsemeden geçemedim.


 Sabrı tükenen biri daha vardı aramızda . Elindeki telefonu yere attıktan sonra minik Yusufun yüzündeki mutsuzluğun ifadesi. Ama ısrarla kırık ekranla oyun oynamaya devam etti .

Binanın dış görünümü oldukça hoş ve sıcaktı.


Salona girdiğimizde görevli ve misafir kimse yoktu . Bizde fırsattan istifade edip 9 yıl sonra evetlerimizi yeniledik . Hala heyecan vericiydi.

 Sonunda Nikah saati geldi çattı . ikiside o kadar güzellerdiki . Günün tek nikahı olmaasından dolayı , nikah memuru bol vaktinin olduğunu söyleyip şarkılar şiirler derken oldukça keyifli bir tören oldu.


 Alinin kendini korumak adına aldığı önlem takdire şayandı . 



Takdire şayan biri daha vardı . O gün satış yapabileceği pek çocuk olmadığından dolayı , boloncunun Yusufa bolonları göstermek adına çabası

Hemen dönüş yoluna geçmek zorundaydık. Motorsikletini bakımdan almak zorunda olan arkadaşımız güneşi kaçırmak istemiyordu az üşümek adına. O yüzden köprüden hızlıca geçtik . Yinede 2 kez bogazı görme şansımızın olması İstanbulda olduğumuzun hissiyatını yoğunlaştırdı içimizde.






10 saattir yollarda olmamız , yemek yeme şansımız olmadığından dolayı açlığın verdiği etki ve bolca üşümemiz bizi arabadan indirmedi . Feribot yanaştığında kaçırdığım manzara karşısında pişmanlığımı anlatamam . Doya doya seyretmek yerine sadece anlık bir kare olarak kaldı muhteşem gün batımı.







                                                 












Yorgunluğumuza rağmen günün anlam önemi büyüktü. Mutlu olucağınızı biliyorum. Yinede mutluluklar diliyorum. Gözlerinizdeki aşkınız hiç bitmesin. Ehh birde büyük bir gurur yaşıyorum. Her fırsatta dile getirdikleri bir şey. Onlar için model olan evlilik hayatımız. Umarım sevginiz sonsuza dek sürer.

10 Şubat 2011 Perşembe

Anne aşkı pastası


Yine tatlı , yine kırmızı , yine aşk...
Aşk dedimde sevgililer günü yaklaşırken annesinede çiçek alıcaklar varmı??? Ne alaka diyenler oldu galiba.
Şurdan çıktı ; bu pasta klasik anne pastası . pandispanya şeklinde kek hazırlanır , arasına krema  ve mevsim meyvası. Tutan tatlı krizimin acil şifası:) Hazırlarken annem geldi aklıma doğumgünlerimizin vazgeçilmeziydi muzlu pandispanya . Sonrasında babama olan düşkünlüğüm ,öyle ya kızların ilk aşkı hep babadır .  Ama geç olmadan anlayabilmiştim gizliden gizliye anneye olan hayranlığı.. Şanslıydım. Tek şasnsızlığım ona sevgimi doğrudan belli etmekten hep çekindiğim . İki kadın çatışmasımı acaba ergenlik çağında. Neyse geride kalmış Allahtan o günler. Sonuç olarak diyorumki  sadece bir gün değil sevgi her fırsatta paylaşılmalı , hissettirilmeli .
Napıyoruz yanımızdaysa hemen ,değilse de ilk gördüğümüzde annemize sarılıp tontiş yanaklardan öpüyoruz.
 Detaylı tarif isteyenler olursa aydınlatmaya hazırım.

Odamız Ayşenaz'ı bekliyor.


Sonunda odamızın hazırlıkları bitti . Bunlar küçük prensesin fonları şimdilik bu şekilde yayınlıyorum.


Japon perde olarak hazırlayıp üzerinde öyle çalıştım .


Fotoğraftaki ikinci parçası. Camın iki yanını süslüyorlar.


Tamamiyle odayı yerleştirdikten sonra yayınlayacağım fotoğraflarda daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyorum.



Bol kırlentli sedirimizin son yastıkları .
Şimdi sıra saten ,biraz kokoş yatak örtüsünde.
Odanın tamamı ilerleyen günlerde ..

9 Şubat 2011 Çarşamba

Cüretkar , leziz yemekler


Sevgili Zeynebin arkadaşı Arzu'ya hediye etmek için hazırlamamı istediği takım.
Kim demiş yemek yaparken şıklığımızdan taviz vericez diye.

Takım 4 parçadan oluşuyor Mutfak önlüğü , Taç, runner ve ekmek sepeti. Bu kumaşları leke ve su tutmadığı için çok seviyorum. Gri konsept kullanmamın sebebi yemek solonunda füme ve antresit ağırlıklı olması. İpek kurdelelerden yaptığım püsküllerde biraz daha farklı bir hava yaratmaya çalıştım.

















İşlevsel olduğunu düşündüğüm bone şeklindeki taçı birde uygulamalı görmenizi istedim:)

Fazla söze gerek yok . Güle güle kullan Arzucum cicilerini.

Israrla ev hallerini şıklaştırmaya devam edeceğim....

8 Şubat 2011 Salı

Aşkın rengi


Aşkın rengi kırmızıdır. Tatlıda tıpkı aşk gibidir. İlk bakışta vurulursun . Aklına birkez düştümü tadına varmadan vazgeçemezsin.
Aşk gününe son 6....

7 Şubat 2011 Pazartesi

Ben bugün çok mutlu oldum çünkü...

Gün Alfonzo ve Muko 'nun banyo keyfi ile başladı .

Ardından diğer canların sularını verdim. Vede bir pazar klasiği süngerbob eşliğinde sıkı bir kahvaltı.  Hava o kadar güzelki insanın içini kıpır kıpır yapıyor. Aslında gün ile ilgili hiç bir program ve plan yapmamıştık . nerden bilebilirdimki böyle güzel geçeceğini.



Şehrime bakan dağda kar olurda , karda mangal keyfi olmazmı. Gittiğimiz piknik alanı zirvedeki kalabalığı inat öylece bakirdi. 



Yürürken çıkan kütürtüler , kuş sesleri , dingin bir hava ve muhteşem güneş hüzmeleri.

Ölçülen coğrafya bilgileri. Yosunlar hangi yönü gösterir? 


Sonrasında bir yıldız kayar dilek tutulur ve başlanır hayaller kurmaya. Başka başka yerlere gitme hayalleri.


Gün çabucak biter havanın, leziz etlerin  , mutluluğun tadı damağında kalmıştır insanın güneş kaybolurken..


Görülen manzara karşısında tavan yapan yaşama aşkı.


Bizi bekleyen dağyolu trafiğine inat şehrin büyülü ışıkları .


İçimdeki mutluğu ifade ettiğime inandığım bir kare.


Ve hayatımın anlamı......

4 Şubat 2011 Cuma

Süprizler günü(lavanta keseleri)

Gün güneşli ve heyacanlı başladı. Gece çektiğim baş ağrısına inat , hapların verdiği uyuşukla son hazırlıkları tamamlıyordum. Kargo şirketi normal şartlarda akşam üzeri gelirdi , fakat bir süpriz yapıp erkenden kapıya dayandı. Panik halinde teslimatımı yaptım.

Şu yazımda bahsettiğim Saadet hanımın süpriz seçimi o özel günü sabırsızlıkla beklemek için ait olduğu yere doğru yola çıktı.


 Lavanta keselerinin sunumu için vede gelen misafirlerin duygularını paylaşacağı  anı defterinden , kalemden habersiz olan gelin adayı umarım süpriz hediyemi beğenir..


İstanbuldan bana ulaşan Saadet hanımla ,yaşadığım şehirli olduğunu öğrendiğimde , homeofisimde kahve keyfi yapmak benim için de süpriz oldu.


Tüm bu çalışmalar esnasında mail trafiğinde ,şu cici sepetin sahibi Fulya hanım, ne zaman kırmızı kelebeğe kavuşacağı konusunda benden bilgi istiyor. Aslında yolladğım 2 gün oldu muhtemelen eline ulaşmak üzere fakat ben ona süpriz olması için  ne zaman ulaşacağı konusunda dönüş yapmamıştım. Kısa süre sonra beğeni dolu bir maille süprizler zinciri son buldu.

I like surprises:)))))

3 Şubat 2011 Perşembe

Kırmızı kelebek yeni yuvasında

Şu  sıralar blogumla pek ilgilenemiyorum. Ne okuyup nede yazabiliyorum , yetiştirmem gereken siparişlerden dolayı . Bir yandan inanılmaz keyif alıyorum her biten işin sonunda bir yandanda  dostların sayfalarında gezinmeyi özlüyorum. Neyse yakında işleride , düşünceleride toplayıp bomba gibi olmayı planlıyorum. Nefes almaya ihtiyacım var. Kısa süreli boşluklar pek işe yaramıyor. 


Bu sepetçik Fulya hanımın tam aradığı gibiymiş .  Her nekadar kendisine farklı seçenekler sunsamda kırmızda kesin kararlı olduğunu vurguladı.


Yeni yuvasına kavuşmak üzere kırmızı kelebek yollarda . Güle güle kullanın sepetinizi Fulya hanım.

Geri geliceğim...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...